Dünyanın çeşitli bölgelerinde meydana gelen büyük doğal afetler sonrasında acil su temini hizmetlerindeki aksamaların salgın hastalıkları arttırdığı ve afete ilave can kayıplarına neden olduğu görülmektedir.
Acil durumlar; ölümler, yaralanmalar, göçler, pandemi, gıda eksikleri, altyapıların zarar görmesi veya kaybedilmesi olarak ifade edilebilir. Afetlerin önlenmesi ve zararlarının en aza indirilebilmesi için afet öncesinde, esnasında ve sonrasında yapılması gereken idari, yasal veya teknik çalışmaları belirlemek gerekir. Bunları uygulamaya aktarmak, afet esnasında uygulanmasını sağlamak ve çıkarılan derslerin ışığında planlama yapabilmek oldukça önemlidir. Bu kapsamda yürütülmekte olan çalışmaların eksiklerine rağmen yapılması gerekenler şunlardır; acil durumun türünü ve zararları belirlemek, çevreyi korumak ve can ve mal kurtarma, sağlık, iaşe, güvenlik, çevre koruma gibi destek hizmetlerinin verilmesidir. Tüm bunlar hem bölgedeki hayatın normale döndürülmesi için gereken temel gereksinimleri karşılanması hem de sonrasına da hazırlıklı olmak ve ikinci bir felaketin yaşanmasını engelleyebilmek için oldukça önem teşkil etmektedir.
Hiçbir zaman afet olmamasını dileyerek, Her an afet olacakmış gibi hazırlıklı olmalıyız SANTAŞ
Afet ve acil durumlarda su yönetimi anlayışında son yıllarda bir paradigma değişikliği yaşanmaktadır. Altyapıların, afetlerde büyük hasarlar alması can kayıplarının artmasına da neden olmaktadır. Artan kentleşme ve nüfus ise bir afet durumunda can kayıplarının ve maddi zararların da çoğalması anlamına gelmektedir. Eski anlayışa göre acil durumlarda büyük ve dikey altyapıların olduğu kentlerde durum daha da vahimleşmektedir. Teknolojik altyapı ne kadar ilerlemiş olsa da her unsurun hesaba katılması mümkün olmadığından, zararlar da büyük olmaktadır. Eski anlayışta afetzedelerin kurtarılması önceliklidir. Modern kentleşme hareketlerinin de etkisiyle kentsel ve kırsal alanlar arasındaki sınırlar belirsizleşmiştir. Özellikle de kentsel alanlarda merkezi ve büyük su yapıları yerine daha küçük, dağınık ve afetlere karşı direnci daha fazla olan malzemelerle daha sağlam altyapı inşa anlayışı da önem kazanmıştır. Bu gibi acil durum anında su teminin önemi yaşanan felaketlerle anlaşılmaktadır. Her geçen gün bu sıkıntıyı en aza indirgemek için alternatif projeler geliştirilmektedir. Bu gibi afet durumlarında şişme esnek su tanklarımız devreye girerek zamansal yaşanan aksaklıkların önüne geçmektedir. Nakliye ve montaj konusunda da oldukça pratik olduğundan diğer su depolarından öne geçmektedir. Afet anında yaşanan acil durumun başarıyla üstesinden gelen şişme su tankımız katlanabilir özellikte olduğundan boşaldıktan sonra ufak bir bavul boyutu ile başka bir olası felakette kullanıma hazır bir şekilde birincil ihtiyacı karşılamak üzere durur.
Şişme su tanklarımız 100 litreden 100 tona kadar afet bölgesindeki ihtiyaçları tamamiyle karşılayacak şekildedir.
- Katlanabilir afet depoları
- Portatif afet depoları
- Deprem çadırı depoları
- Sel çadırı depoları
- Şişme içme ve kullanım suyu depoları